Efendim gözler yalan söylemez. Ananızın babanızın yaptığı el işlerine gıpta ile bakmışsınızdır. Hele el işçiliği ayrı bir güzellik bırakır üzerimizde. Sepet örme, çit (köfün) örme, dantel oya işleri. Demirci, kaşıkçı, zurnacı, bakır işleme, hat, tezhip, süsleme, oymacılık çini işçiliği ve daha neler neler. Bursa Ulu caminin minberinin tarihi işçiliği.
Eski evler görmüşsünüzdür. Ahşap ağaç işçiliği harika işlenmiştir. Kapılarda içimizdeki aşkın sevginin hoş yüzünü bulursunuz. Yeni bir dünyaya açar sizi. Yeni bir yüz ile karşılaşır. Ve nasılsınız efendim der gibi. Siz yüzünüzle ve gözünüzle kapıdaki yeni bir sanatın içinde hayal âleminde dünyanın güzellikleriyle yüzleşirsiniz. Bir Cumalıkızık bir İznik kültürün zirveye çıktığı yerler. Cumalıkızık Osmanlıların Bursa civarına yerleşmeye başladıkları yıllarda kurulmuş 700 yıllık bir vakıf köyüdür. Köy tarihi dokusunu bu güne kadar korumuş ve Osmanlı erken döneminin kırsal sivil mimarisinin eşsiz örneklerini bağrında taşımaktadır. (1) bu köydeki mimari eserlerine bakarsanız kültürün bütün izlerini görürsünüz. Zamanın bütün doğal güzellikleri yansıtılmıştır.
Buradaki kültür duvarlardan sokaklara kadar yansımıştır. Yaşadığınız bütün bölgelerde o yörenin kültürü damarlarınıza işlenir. Bursa kültüründe hayat vardır. Aşk vardır. Sevgi vardır, muhabbet, dostluk vardır. Bütün bunları besleyen birlik ve beraberlik vardır. Geçmişle gelecek arasında köprü kurar. Atasından gördüğü güzellikleri alır ve yaşatır.
İçerisinde birçok kültürel varlıkların bulunduğu Bursa ile ilgili el sanatlarından, giyime, ev döşemelerinden doğal yeşilliğine alabildiğine kültür vardır. Burada hepsinden söz etmek mümkün değildir. Çeşitli dönemlerde Bursa Avrupa kentidir diye modernlik anlamında kültürel değerler ard edilse de bursa halkı bunu pek benimsememiştir. Bugün kime sorsanız bunu hatırlamaz bile. Kendi öz değerlerine sahip çıkan halk bunları da korumaktadır. Emek verilerek kazanılan davranışların başkası tarafından farklı yönlere çekilse de halkın bunu kabul etmediği görülmektedir. Siz her gün sabahleyin karşılaşan iki komşunun “nasılsınız efendim Hayırlı sabahlar” deyip sıcacık bir selamlaşmasını alıp, yerine “merhaba iyi günler” deyip geçen soğuk bir damlayı mı içinize sığdıracaksınız. Kendi kültürel değişimini yıllarca önce kapan ve kabul eden bir kültürün kolay değişmesini beklemek zayıflıktır. Yaşayan halka isyandır. Bu nedenle ara sıra bursa kültürünün içine girerek o güzellikleri yaşamak gereklidir. Bir örnek vermek gerekirse eskiden benim doğduğum köyden Bursa’ya pazara fasulye gelirlermiş. 3 gün süren yolculuk sonunda sabahleyin Çekirge taraflarında şehre girilir, girerken de bursa hanımları rahatsız olmasın diye güneş doğduktan sonra sokaklardan sessiz bir şekildi yürünüp Tahtakale’ye varılırmış. bu kültür olan halk sabahleyin bursa hanımefendi ve beyefendileri at nallarının sesleri ile rahatsız etmeyi saygısızlık gören halk şimdi mumla aranmaktadır. Bu gün yüksek sesle konuşma büyüme, yüksek sesle müzik dinleme modernleşme, konuşurken gayrı ahlaki kelimeleri kullanma kendini bir şey zannetme olarak görülürken 1930 lu yıllarda yaşanan yukarıda verdiğim güzel hasletler aranır olmuştur. Bursa kültürü hayatımızın her alanını kuşatmış iken bundan uzaklaşma kültürü bizleri korkutmaktadır.
Zaman içerisinde bursa kültürü ile yoğunlaşmak için Koza han’da bir bardak çay, tahta kaleden Hisar ve Tophaneye oradan da Muradiye ve Çekirge’ye doğru bir yürüyüş yapmanız sizleri zengin Bursa kültürü ile doyuracaktır.
Osmanlı döneminde devam eden halk pazarları, panayırlar geniş kitleleri etkilemiş, kültür olarak devamını sürdürmektedir. Bugün Büyükorhan ilçesinde Cuma Pazarı denilen ve Cuma pazarı adıyla bilinen Pazar geçmişi 500 yıldan fazladır. İlk kurulduğunda Bizans ile Osmanlı halkının ticari ilişkilerinin geliştiği ve kültür alışverişinde olduğu bu Pazar bu özelliği ile beklide Türkiye’de tek pazardır. Halkın dini hayatı, sosyalleşmesi, panayırları ile bambaşka özelliği vardır. Bu pazara Erzurum’dan Kars’tan Edirne’den gelenler vardır. Buradaki kültürel havanın başka yerde olmadığını söylemektedirler. Özellikle Büyükorhan’da askerlik yapanların buradaki pazardan ve çevre kültüründen etkilendiklerini başka illerden gelip bu pazarı tanıyanlardan duymaktayız.
Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Osmangazi ve diğer ilçe belediyelerinin Bursa Kültürü ve bunların sembolü, tapusu sayılan tarihi yerleri restore ettirmeleri de bunu göstermektedir. Karabaşî tekkesine gidip te Mevlevi hanları ve yaptıkları programı izlenmelidir. Yine Irgandı köprüsünü yeniden canlandırılması ve üzerinde el sanatlarını canlandırma faaliyetlerinin sürdürülmesi, kent müzesi Bursa kültürünün olgunlaşmasını sağlayan tapulardır. Bu konuda bir çok ilden buraları gördükten sonra aynı türden çalışmaların yapılması ve kent kültürüne kazandırılması için yardımcı olmaları istenmektedir